ilse

blog'a geri dön

12 yorum var - 09 Nisan 2008 03:14

şimdi etrafta kendisinden memnun olmayan söylenen, saç rengini değişiren, kilo alıp-vermeye çalışan, saçlarını yamuk kesen kuaföre küfreden, beğendiği pantolonda amele ötesi görünen, fotoğraflarda çirkin çıktığını düşünen, sivilcelerinden tiksinen onlarca dişi varken... söylemeden geçemiyorum..
ben kendime tapıyorum!
narsistliğin ötesinde bir şey bu! her şeyimi o kadar çok seviyor o kadar kusursuz görüyorum ki! tek kusurum bu olmalı.

çok yıllar uğraştım ben kendimle. kendimden tiksiniyordum çünkü. en az 10 yıl boyunca saçlarımdan nefret ettim. her aynaya baktığımda kafamın üzerinde bir toz bulutu gibi kabaran seyrek elektriklenmiş saçlarım vardı. ve benim o saçlarım balede arkada topuz yapılması hariç hiçbir saç modeline kolaylık sağlamadığı gibi o topuzda kepçe kulaklarımı ve kocaman alnımı ortaya çıkartıyordu.

ilk önce bir ayna bulup karşısına geçmeli!
beğenilmeyen ne varsa küçük küçük zihinde işaretlenmeli.
saçlarının renginden mi memnun değilsin boya gitsin, çekinme! her rengi denemeden en güzelinin hangisi olduğunu bilemezsin ki?!
saçlarımı sırasıyla vişne çürüğü, mavi siyah, turuncu,sarı, mor, siyah, yeşil, kırmızı, mavi, siyah, sarı, siyah, pembe, kırmızı gibi olabilecek abukluklara açtım. şimdi mutluyum.
göz renginden mi memnun değilsin git al bir lens, yani mavi yeşil kırmızı, mor her rengi var bildiğim kadarıyla, doğal olarak sahip olamıyorsan istediğine değiştireceksin kardeşim.
beyaz tensin ve esmer mi olmak istiyorsun, gir solaryuma, esmersin de beyazlamak mı istiyorsun aban pudraya...
sorun değil bunlar.
kilo alıp vermek de sorun değil günde 12 paket cips ve kola ile kilo alabilir, iki elma yiyerek zayıflayabilirsin!
kendi mükemmelliğini yaratana kadar uğraşıp durabilirsin kendinle.
teknoloji sınırsız imkanlar veriyor sana!

ama kendini olduğun gibi sevebilirsin de... yani o pembe saçlarının dibi gelince, lenslerinden gerçek göz rengin pörtleyince, gece yatarken makyajını silince, dar kotla koca götünü topladığın günden iç çamaşırlarıyla evde teşrif etmeye geçince de zaman kendini sevebilirsin!

arınmak lazım yani böyle şeylerden.

yani ben kendimi seviyorum!

o kadar çok ki hem de...

bembeyaz hortlak gibi olmamı seviyorum çok çok çok. güneşte yanmamayı seviyorum. mini etek giyince beyaz tenimin kötü göründüğünü bilmeyi seviyorum. daha şişman göründüğüm halde beyaz tenli olmayı seviyorum. ölü gibi.

sonra...

kaşlarımın incecik olmasını seviyorum. sadece tek bir şekle sokulabilecek olmasından da zerre gocunmuyorum. kaşlarımı da çok seviyorum!

sonra... alnımın geniş olmasını da seviyorum. perçemlerim daha güzel duruyor. kocaman uçak pisti alnımdan zerre şikayetçi değilim.

göz altı torbalarımı seviyorum, gülünce kırışan yüzümü seviyorum. göbeğimi seviyorum!
anoreksiya eğilimi sahibi olmayı seviyorum.
elimin üzerindeki mavi damarları seviyorum, o damarların bileğimden geçip yukarı doğru izlediği yolu görebilecek kadar şeffaf olmayı seviyorum. kasıklarımdaki kemiklerin boynumdaki kemiklerin çıkıntı olmasını ve aynada onları görebilmeyi seviyorum.

dövmemin kaşınmasını seviyorum. piercinglerimin her zaman iltihap kapmasını, kulak deliklerimin asla iyileşememesini ve yara olarak kalmasını seviyorum. acıya dayanıklı olmayı seviyorum.
ikide bir tekleyen kalbimi, boynumu kalınlaştıran tiroid bezimi, böbrek taşımı yavaş uzayan ve hep kırılan işaret parmağı tırnağımı bile seviyorum.

o kadar güzelim ki aynada kendimi izlemekten zevk alıyorum.

aptal da değilim. barışığım kendimle çok. kendimi en çok eleştiren olmayı da seviyorum. çirkin bulmayı kendi kendimi övmeyi de...

lakin!
bunlara değer verenlere değer vermiyorum. zerresiyle umrumda değil güzelliğe duyulan saygı.
sen hayatında boris vian okudun mu, ingvar ambjörnseni tanır mısın onu söyle bana. betty blue ya aşık oldun mu.
ne bileyim velvet underground dinler misin zardanadam veya...
böyle şeylerle gel bana üç kuruşluk elbisede iyi görünen güzel popom suratım fln için değil yani...

kedilere saygı duysan olur....

benim için fedakarlık yaparsan yapabileceksen değerliysem sana zaman ayırırım ben.. yeterince iyi bir sebebin yoksa hiçsin benim için!
önce kendin olmaktan mutlu ol... ve kendini kabullen. asla değiştiremeyeceğin şeyler var kendine dair. değiştireceklerini de değiştirdiğini insanlar anlayacak zaten

haklısın yer yer ...kendinle barışık öz eleştirisi fiziklsel görünüşü hakkında güçlü entellektüel bilgi birikimine laf ettirmeden bunun sarhoşluğu içinde suh görüntüler veren(uslup olarak) amaç sadece paylaşım diyen artmak diyen.... sorarım sana kaç kişi kaldı şimdi böyle bunlara dğer veren ilgilenip bir kaç satırda olsa hak veren yada acımasızca eleştiren kaç kişi kaldı? site için değil bütün hayatın için soruyorum , tüm gözlemlerin içinde yer alanlar için soruyorum

RustyNail  09 Nisan 2008 03:40  

bilmiyorum. yani insanlarla iletişim kurmak zorunda hissetmediğim için kendimi insanların ortak paydaya önem vermeyen kısımları beni ilgilendirmiyor. yani sırf güzelim diye prim yaptıran eril veya dişi insan kitlesinden kendimi soyutluyorum...
beni sevdiği için güzel bulanlar varken...
az var ama insanlar... yani diğerini dış görünüşü için sallamayan azınlık az var

ilse  09 Nisan 2008 03:50  

bende bu konudan muzdaribim aslında estetik olmak.... ama dürüst olmak gerekirse bunu yeryer kullanmıyorda değilim. bahsettiğin kitle ete değer veren kitle oluyor benim için bende kendimi o gruptan soyutluyorum ve geriye ben ve benim gibi çok az insan kalıyor. heleki erkelerin arasında bunu yapabilmek geriye çok fazla arkadaş bırakmıyor

RustyNail  09 Nisan 2008 03:56  

zaten güzel olarak istediğin her şeyi yapabiliyorsun çok da fazla arkadaşa ihtiyacın olmuyor evet güzellik hayatı kolaylaştıran bir detay ama insanı en çok bir gün bu güzellik hedesinden mahrum kalınca yaşamaya alışabilecek miyim telaşı da alıyor kısmet

ilse  09 Nisan 2008 04:04  

hmmm..ben de kendimiçok sevdiğim için fotoğraf koymuyorum..aynı anlamları barındıran tamamen farklı bi yaklaşım sanırsam..hmmm la başladım..hmmm la bitiriyim..hmmm

chine kop  09 Nisan 2008 04:10  

haklsın heleki bir hatun olarak neyse ki biz erkelerde bu durum daha da karizmatikleşme ve etkliyici olarak gelişebiliyor bazen ama yine de yanında duran adamın kırşıklıkları için estetik yaptırıcağını sölediğinde hayır sen o kırşıklıkları benimle birlikte yaptın ve onlar benim anılarımın izleri her kıvrım benim seninle geçirdiğim bir kaç yılım onlar olduğu yerde kalsın lütfen diye karşı çıkan biri olması lazım. gözleri bu sekilde görmeli ve parmaklarıda aynı hisiyattla hissetmeli zaten yüreğini hiç anlatmaya gerek kalmaz o zaman

RustyNail  09 Nisan 2008 04:11  

izler hatırlamak için de o kırışıkların orda olma sebebi ya farklı insanlarsa... karşısındakine seninle geçirdiğim yılları kırışıklarınla özdeşleştirdim diyebilen insan kırışıklarını eski sevgilinle, burnunu eski kocanla da özdeşleştirdim diyebilir bu bile karşındakinin dış görünüşünü önemsemek bence o kırışıklarda senin zerre etkin yok belki kendisinin var birey olarak değil iki kişiye ait görmek karşısındakinin bedenini bencillik bence

oeh ne gevezeyim

ilse  09 Nisan 2008 04:18  

bence sadece karşındakinin bedenini ve o bedene hapsolmuş ruhu bencilce sahipleniyorsan , aranızdaki havaya bile küfrediyorsan ve ona ait hissediyorsan herşeyini onun hayatına hanigi anda girersen gir o gözlerle o kırışıklıkları seni beklerken oluştuğunu görürsün! dedim ya önemli olan nasıl gördüğün aşık olduğun (tek) kişiyi. ne eski eşi ne sevgliyi nede başkasını baktığın zaman gerçekten yarım kalan yanını görürsün. emin olmak zor ama sanrım bunu yapabilirim bu konuda yanılmak istemiyorum. hissetmek istiyorum önce hemde kırışıklıkları olmdan. benim yanımda göğsümde uyurken izlemek istiyorum kırışıklıkların nasıl oluştuğunu.

RustyNail  09 Nisan 2008 04:35  

bi uyuduk 2 dk amma çene yapılmış peh. diyorum bu gürültüde nasıl uyudum. maow derim.

lj  09 Nisan 2008 07:28  

kıskanç ve pati fetişistisin evet.

ilse  10 Nisan 2008 17:41  

oha

lj  11 Nisan 2008 23:01  
bu yazıya puanı basanlar: